info @ istanbulungazetesi.com

          Öyle bir millet düşünün ki; yabancı bir bayrağın gölgesinde yaşamayı,müstemleke  olmayi tarih boyunca iliklerine kadar red etmiştir.Türk Milleti için başka milletlerin boyunduruğu altında  olmak kabul edilemez.
           Çünkü biz biliriz ki; ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun,istikbalden yoksun millet medeniyetler tarihinde uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık görülemez.

           İşte bu dava ve milli şuurla Aziz Millet asırlar boyu Devletini canı pahasına korumuş kollamış,başının tacı etmiştir.Teşkilatlanma ve Devletleşme anadan, yardan, evlattan da evla olmuştur.
           Lakin Küffar; binbir çeşit hilelerle üstün sevda ve gayrette olan milletimize puslu ve zor günler  yaşatmıştır.Yıllarca Milletin adamı görünen takkiyeciler her türlü kumpas ve ihanetlere gece gündüz mesai harcadılar. Dünya savaşlarında  yorgun düşüp, kendi tarih ve kültür hazinesine red-i mirasa zorlanmiş, koca İmparatorluk kurşun yemiş cam misali darma duman edilmişti. Gazi Mustafa Kemal etrafını saran zehirli sarmaşıklara rağmen Cumhuriyeti kurmuş, Milletin yaralarına merhem olmuştu. Lakin ölümünden sonra CHP avanelerı kafalarındaki iğreti propagandalarıyla rejim ve ahlaksız amaçlarını onun adını kullanarak sürdürdüler. Toplumu tek tipleştirmek suretiyle totoriter bir devlet rejiminin temellerini attılar. Halkin dini inanç ve sosyal dokusuyla ciddi problemleri neticesinde huzuru bozdular.
          Ve nihayet....
          Geri döndük!
          Üstadın mısralarında ki ;
          “BİR AKIL GELECEK, AKILLAR DELİRECEK!
           VE EVVELA BİR DEVRİM! DEVRİMI DEVİRECEK”
           misali döndük.

             Demokrat ve mutedil görünen siyasi yapıların doğrudan veya dolaylı olarak Pkk’ya çanak tutmalarına rağmen;
             Halkın ve özellikle bugünün Başkanı Erdoğan’ın vakur duruşu ile İstikbal tekrar kazanıldı.
             Oyunlarına oyun,operasyonlarına operasyon yapıyoruz.
             Vesayetçi siyonist kuklaların, din bezirganlarının üstüne ansızın kara bulut gibi çökülüyor.

          Merhamet etmeyene merhamet etmeyen, zalime korku, mazluma şefkat olan Milletin Devleti “La Galibe İllallah “ hükmüne boyun eğerek hesap sorulması gerekenlere bir bir hesap sormaya devam ediyor.
              Artık Devlet “Milletindir”.
              Artık zafer “Devletindir”.
              Atını da itini de iyi tanıyan Devlet yeri geldikçe nallamaya, yeri geldikçe bağlamaya son surat  devam ediyor.
            Bizim kavgamız Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyübi’nin Kavgası ,
            Bizim davamız Sultan Abdulaziz'in intikamını alan Çerkez Hasan’ın davası,
            Bizim aşkımız İstiklalimizi yazan Mehmet Akif Ersoyun aşkı,
            Bizim cihadımız zulmü varlığla ezen Aliya İzzetbegoviç'in cihadı!


            Galibiyet Millet ve Devlet'inin bekâ'sı için çarpan iman dolu göğüslerin mücadelesindedir.