yolunyarisi35 @ hotmail.com


Bugün günlerden çocukluğumuz,haydi bir yolculuk yapmaya ne dersiniz?
Ne alaka başlık demeyin,başlık yazının anahtarı.
Haydi açalım şu anahtarı ve eski zamanlara dönelim.
Yad edelim zamanı bu sabah iş yerindeki arkadaşım Hülya Hanımla başladık o vardı şu vardı 
demeye.
Biz hepimiz güzel bir çocukluk yaşamışız ,aynı oyunları oynayıp aynı filmleri izlemişiz.
Konuşurken bile mutluluğu çağırıyoruz.
Sizlerde hatırlamak ister misiniz mutlu olduğunuz zamanları?

Neler hatırladık neler , koşup oynardık, acıktığımızda salça ekmek yerdik.
Kahvaltıda ekmeğe yağ sürüp onuda çaya batırıp yerdik. 
Kimse katı yağlardan zarar görmezdi, ekmeğimiz beyazdı.!
Televizyonumuz iki kanaldı koltuktan kalkıp o düğmelere basmak bile bir zevkti.
Biz yağmurun çocuklarıydık ,yağmur gider çamurlar bize kalırdı.
Ne mi yapardık batak oynardık, güneşli havalarda mektup oynardık.
Herkesin en sevdiği tüm mahalle çocuklarının katıldığı,istoplar,yakar toplar vardı.
Top vurmasın diye nasılda kaçardık.!
Şimdi mi hepimizin korkuları ortak, zaman öylesine bir kötüler ordusu yaptı ki ,işte o 
mahalleler 
en gerilerde kaldı.
Evimize teknoloji gitmemek üzere yerleşti.
Çocuklarımız maalesef bu teknolojiye esir kaldı.
Koşmak, oynamak, terlemek, düşmek, aslında en güzel şeylerdi !

Bize ne oldu ,eski diziler,eski filmler neden tükendi.
Komşuluğu anlatan dostluğu anlatan karşılıksız sevgiyi anlatan filmler yavaş yavaş tükendi.
Çocuklar bile yaramazlık yapamaz oldu,çünkü herkes sessizlik istiyor.
Herkes kafa dinlemek istiyor.!
Aslında yanlış olanda bu ,en güzel sessizlik şu yok ettiğimiz doğada ve susmalarını istediğimiz 
çocuklarda saklıdır.!
Onlar salça ekmek yemeden, paylaşmayı bilmeden
ve hatta
gerçek sevginin ne olduğunu bilmeden büyüyorlar.
Çünkü bu zamanda sokaklar katillere ve sapıklara teslim.
Eğer ki çocuksan şanssızsın demektir çünkü en güzel zamanları biz tükettik.
Peynir ekmek ,salça ekmek yenilen zamanlar eskilerde kaldı.
Kimse evcilik oynamıyor,çocuklar cin aliyi bilmiyor.
Doğayı bile küstürmüşüz betona sarılmışız.
Nereye bu yolculuk meçhul...!
Gerçek olan şu ki artık herkes birbirine sevgiyi hatırlatmalı.
Şu kovduğumuz tebessümü iyilikleri geri çağırmalıyız.
Barışmalıyız, kavgaları okyanusların derinliklerine göndermeliyiz.
Yoksa zarar görecek olan bizim çocuklarımız.
Dallarımızı kırmayalım ya da gövdemizi güçlendirelim.!
Bir an önce sevgiye dönelim ,gerekirse okullarda sevgi dersleri olsun.
İş yerlerinde hayatın içinde sevgiyi zorunlu hale getirelim.
Çünkü gitmiş olduğumuz yolda bizi şefkat, iyilikler ve sevgi tohumları kurtarır.
Haydi hep beraber sevgi tohumu ekmeye ne dersiniz.!