info @ istanbulungazetesi.com


YEŞİLAY 100 YAŞINDA


​Bilenler hatırlar ilkokul sıralarında yeşil- beyaz kollukları ve 1-7 Mart YEŞİLAY HAFTASI kutlamalarını. Zamanla populeritesi azalmış olsada “Yeşilay” 100. yaşına geldiğinde ülke çapında faaliyetleri ulusal ve uluslarası arenada, ortak işbirlikleri ve çeşitli etkinlikler vesilesiyle bağımlılıkla mücadelede farkındalık oluşturarak adından söz ettirmeye devam ediyor. Öyleyse gelin cemiyetimizi kısaca tanıyalım, hatırlayalım...
*
​Kimdir Yeşilay?

​Birinci Dünya Savaşı sonrasında halkımızın milli mücadele ruhunu zayıflatıp direnişlerini kırmak için, işgal güçlerinin bilhassa İngiliz donanmalarının İstanbul Limanı’na gemilerle getirdiği binlerce kasa alkollü içki ve uyuşturucu maddeyi gençlerimize bedava dağıtarak onları zehirlemek istemesine karşı, dönemin Şeyhülislam’ı İbrahim Haydarizade’nin himayesinde Türkiye'de ilk modern ruh sağlığı hastanesini kuran Türk hekimi Psikiyatr Dr. Mazhar Osman Usman ve farklı meslek gruplarından oluşan 30 aydın Sultan Vahdeddin’in de izniyle 5 Mart 1920’de İstanbul’da "Hilal-i Ahdar" adıyla cemiyeti kurmuştur. Ardından Yeşil Hilal, sonra da Yeşilay olarak dağiştirilen kuruluş 1934 yılına gelindiğinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı, İsmet İnönü’nün Başbakanlığında, Bakanlar Kurulu kararıyla “kamuya yararlı dernek statüsü” unvanına sahip olmuştur.
*
​Yeşilay; kuruluş gayesi alkol iken Türkiye’de ve dünyada hızla artan bağımlılık türlerine karşı tüzüğünü değiştirerek, tütün bağımlılığı, madde bağımlılığı, kumar bağımlılığı ve son yıllarda teknoloji bağımlılığını çalışma alanlarına dahil etmiştir. İnsan onurunu ve saygınlığını korumayı ilke edinerek toplumun tamamını ve gençliği ayrım yapmadan zarar veren tüm alışkanlıklardan korumak için çalışmanın yanısıra, milli ve ahlaki değerleri gözetip, bilimsel metotlar ışığnda bağmlılıklarla mücadelede projeler üretip uygularken öte yandan bağımlıları hayata kazandıran rehabilitasyon desteğini de sürdüyor.
*
​Kişinin kullandığı madde veya eyleminde iradesini kaybederek kontrolsüzce yaşam sürmesine “bağımlılık” denilmektedir. Kimyasal ve eylemsel olarak kategorilendirilmiş olup, bireyin bedensel, ruhsal ve sosyal hayatını olumsuz etkilemektedir. Yalnızca bağımlı olan bireyi değil, aileyi, ailenin en küçük yapı taşı olduğu toplumu ve giderek toplumun kültürel, ekonomik gibi pek çok alanını olumsuz etkilemektedir. İnsanın ruh sağlığını korumak, bilinç, güç ve kaynaklarını harekete geçirmek kamusal felaketin önlenmesi açısından mühim bir konu olduğu gibi bağımlılığın sınır tanımayan yaygınlığı ile her geçen gün daha da büyük anlam taşımaktadır.
​ Bağımlılığa ilişkin beyinde nörokimyasal ve nörofizyolojik sapmalar tespit edilmiş olup, tedavisi oldukça güç ve ciddi bir hastalıktır. İradayle ilgisi olmayan ve “bir kereden bir şey olmaz” diyerek başlayan bu hastalık beden, ruh ve sosyal erezyonları oluşturmaktadır. Korunmak için hiç denememek en iyi mücadele yöntemidir.
*
​Bir nedenim var !

​ Gelin siz de; Yeşilay’ın 100. Yılında geleceğimizin teminatı olan genç nesilleri bütün kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumayı toplumsal görev kabul edinerek asırlık mücadelede bizimle yürüyün “Yeşilay Gönüllüsü” olun. Bağımlılık terörüne karşı topyekün mücadelemizi birlikte sürdürelim.
​ Farkındalık oluşturmak için dünya da bağımlılıkla savaşan tek kurum olan Yeşilay Cemiyetimizin 100. doğum günü bu vesile ile kutlu olsun.
Ve diyoruz ki ;
Yeşilaycı olmak için 'Bir Nedenim Var'.
İyiki YEŞİLAY var !